Skip to main content

İlgilerin Teknoloji İle Keşfi ve Yönlendirme



İlgilerin keşfi ve yönlendirilmesi, bu yüzyılın başından beri mesleki rehberlik ve kariyer danışmanlığı araştırmalarının konusu olagelmiştir. Bu konuda özellik etmen kuramları ile ilgi ve yeteneklerin keşfine gelişimsel pencereden bakan gelişim kuramları iki farklı yön çizmiş ve birbirini tamamlayarak ilerlemiştir. Her ikisinin de kesişim noktasını çocukların ve gençlerin ilgi ve yeteneklerini belli gelişim dönemlerinde çeşitli standart ölçme araçlarıyla değerlendirme adımı oluşturmuştur. Ölçme araçlarına ek olarak, ilgi alanlarının kişinin kendinden öğrenilmesi, çevresindeki aile, akran, öğretmen gibi kişilerden öğrenilmesi ve gözlem yapılarak değerlendirilmesi gibi bilgi kaynakları da öne sürülmüştür.

Günümüz Endüstri 4.0 süreci, meslekler açısından olduğu gibi, meslek alanlarına yönelik ilgilerin keşfi açısından da şu ana dek bilinmedik, yeni yöntemlere gebe. Çok telaffuz edilen ve çokça tartışılan konuların başında “Meslek mi, unvan mı, beceri mi öne çıkmalı?”, “Diplomaların ve sertifikaların işlevi nedir? İş bulmada hangisi daha işlevsel?”, “, Geleceğin meslekleri neler ve bugünün eğitim sistemi bu mesleklere insan yetiştirebiliyor mu?”, “Geleceğin mesleklerine öğrencileri yönlendirme nasıl olmalı”, “Kariyer rehberliğinde yeni yönelimler neler olacak?” gibi başlıklar sayılabilir. Bunlar çoğaltılabilir; çünkü konu derin ve zaman geçtikçe de derinleşiyor.

Biz bu yazıda “Kariyer rehberliğinde yeni yönelimler neler olacak?” sorusunu ele alacağız. Bir meslek alanına insan kaynağı yetiştirebilmek için öncelikle o meslek alanının kapsamının net bir şekilde belirlenmiş olması, sınırlarının çizilmiş olması ve o mesleğe ilişkin gerekliliklerin, yeterliliklerin bilinmesi gerekir. Bugünden geleceğe baktığımızda, Endüstri 4.0 çağında mesleklere ilişkin sınırlar ve standartlar giderek netleşiyor gibi görünse de, hala bir bulanıklık çerçevesinden geleceğe bakıyoruz. Bu durum tüm eğitim sürecini yapılandırarak net çıktılar elde etmeyi hedefleyen eğitim sistemi için de bir kriz oluşturmakta.

Mesleki rehberlik sistemindeki yapılandırma kimi zaman Alman eğitim sisteminden örnek alındığı üzere, yeteneklerin ve ilgilerin erken yaşta kimi testlerle ölçülerek liselere yönlendirme yapılması tartışmalarını üretmiş, ancak bu kadar keskin sınırları olan bir yönlendirme biçimi zaten doğası gereği uygulanamamıştır. Uygulanmamalıdır da. Her öğrenci eğitim kademelerinde olduğu kadar, yönlendirmede de fırsat eşitliğine sahip olmalı, geleceği konusunda son sözü kendisi söylemelidir. Ancak geleceğin ihtiyaç duyduğu meslek, beceri ve ilgi alanlarına yönlendirme konusunda bir kılavuz eksikliği gittikçe daha çok su yüzüne çıkıyor. “Kariyer rehberliğinde yeni yönelimler neler olacak?” sorusu geleceğe meraklı uzmanlar tarafından çok tartışılıyor, çok yazılıyor çiziliyor, çözümler aranıyor.

Yeni meslek alanlarının ve o alanlara ilişkin ilgi ve yeteneklerin bile henüz tam olarak netleşmediği bu süreçte teknoloji ve eğitim alanlarında araştırmaları olan ve bu konu üzerinde çokça kafa yoran bir ismin kitabı karşımıza çıkıyor: Buğra Ayan ve Eyvah Çocuğum Dijital Kitabı.

Eyvah Çocuğum Dijital Kitabı Hangi İhtiyacı Karşılıyor?

Kitabın konusu, çocukların teknoloji ilgisinin bağımlılık düzeyinden çekilerek, dijital bir üretici konumuna yerleştirilmesi konusunda ailelere düşen görevler. Aileler ne yaparak çocukları için daha güvenli bir internet dünyası hazırlayabilir, oyun firmalarının oyunlarından onları nasıl koruyabilir ve ekran başında 12 saat oyun oynayan bir tüketiciden nasıl bir üreticiye dönüştürür, bunu anlatıyor.

Bunu anlatırken bizim çok bahsettiğimiz ve test ve envanterlerden bahsederken hep vurgu yaptığımız ilgi ve yeteneklerin keşfi konusuna dijital bir bakış açısı getiriyor. Diyor ki, çocukların oynadığı oyunların dünyasına, konusuna biz de girersek, o oyunda çocuğun ilgisini çeken şey, her ne ise, onu tanıyıp, bu tarih olabilir, savaş, ya da biyoloji olabilir, o konuya ilişkin bir üretim yapması konusunda çocuğu teşvik edebiliriz. Bunun için de anne babaların çocukları ile konuşmalarına rehber olacak,  birçok sohbet konusu açıcı soru ile dolu bu kitap.

Eyvah Çocuğum Dijital ilgilerin ve yeteneklerin teknoloji yoluyla keşfi ve çocukların ve gençlerin yönlendirilmesi noktasında ailelere ve eğitimcilere yönelik bir kılavuz kitap niteliğinde. Hem çocukları ve gençleri teknoloji bağımlılığından korumak, hem de teknolojiyi kullanarak onların dünyasına girmek ve onları ilgileri doğrultusunda geleceğe hazırlamak konusunda ufuk açıyor. Bu yönüyle bir taşla iki kuş vuruyor diyebiliriz. Kitabın dili ve ifade biçimi de oldukça samimi bir sohbet havasında ilerliyor. Bu yönüyle herkesin sıkılmadan bir çırpıda okuyabileceği bir kitap. Çocuklarla ilgiler konusunda sohbet ederken ebeveynlerin ve eğitimcilerin yararlanabilecekleri adım adım sorular ve örnekler sunuyor.

Kitabın ilerleyişinin kendi içinde bir algoritması var. Öncelikle çocuklarla ve gençlerle ilgilendiği dijital oyunlar veya sayfalar hakkında bir sohbet açılarak süreç başlıyor. Sonrasında bu oyun veya sayfaların hangi ilgi alanlarına odaklandığı ile ilgili konuşuluyor. Oyun tarih veya bir strateji oyunu olabilir, mimari ya da şehir planlaması ile ilgili olabilir, sosyal konulara değiniyor olabilir gibi. Bir sonraki adımda mutlaka oyun şirketlerinin birtakım art niyetli planları, dijital güvenlik konusu ve para kazanma üzerine kurulu internet düzeni gibi konulara ürkütmeden değiniliyor. Ürkütmemek önemli çünkü bir önceki aşamada oyunlarla ilgili tatlı bir sohbet açılarak öncelikle çocuğun yetişkine olan güveninin sağlanması hedefleniyor. Çocuk, internet dünyasına kendi penceresinden bakılmadığını ve eleştirileceğini, yargılanacağını sezdiğinde kendini gerektiği kadar açmayabilir ve sohbet hiçbir yere varmayabilir. Çocuğun yetişkine güveni sağlandıktan sonra ise, çocuğun dijital dünya hakkındaki derin bilgi birikimini ortaya sermesi ve kendini olduğu gibi açması için mümkün olduğunca kesmeden, açık uçlu ve yönlendirici olmayan tarzdaki sorularla görüşlerini anlatması sağlanıyor. Son adımda ise, çocuğun kendinden öğrenilen ilgi alanları doğrultusunda güvenilir kanallar, sayfalar, kitaplar ve araştırma alanları öneriliyor. Bu konular doğrultusunda, internet dünyasında bir tüketici değil içerik üreticisi olması konusunda teşvik ediliyor. Böylelikle çocuk dijital dünyada pasif bir tüketici olarak bunalımlı bir geleceğe adım atmak yerine, aktif bir üretici olarak hem becerilerini geliştirmeye, hem de teknoloji bağımlılığı çarkından ilgileri doğrultusunda kurtulmaya adım atıyor.

Kitabın Yazarı Buğra Ayan kimdir? Neler yapar?

Bu noktada Eyvah Çocuğum Dijital kitabının yazarı Buğra Ayan’dan da biraz bahsedelim. Buğra Ayan bir bilişim uzmanı ve yazar. Daha çok eğitim ve teknoloji alanlarında yazıları ve uzaktan eğitimleri ile tanınıyor.

Eyvah Çocuğum Dijital Projesi nedir? Etkinlikleri neler?

Eyvah Çocuğum Dijital kitabı basılır basılmaz aynı adla bir eTwinning projesi de Türkiye çapında başlatıldı. Benim de psikolojik danışman olarak çalıştığım okul bu projede yer aldı. Okulun eTwinning ekibiyle birlikte çekirdek bir kadro halinde bu projede aktif olarak çalıştık. Gerek yüz yüze eğitim, gerekse salgın döneminde uzaktan eğitim sürecinde Eyvah Çocuğum Dijital Projesi bizi öğrenci ve velilere bağlayan bir köprü oluşturdu. Öncesinde çocukların teknoloji bağımlılığı zaten ailelerin çokça yakındığı bir konu idi. Uzaktan eğitim süreci bu konudaki endişeleri arttırmakla birlikte, teknolojinin doğru kullanımına yönelik yönlendirmeler yapma gereğinin de kaçınılmazlığı daha çok ortaya çıktı.

Uzaktan eğitim başlar başlamaz, projeye hiç hız kesmeden eTwinning ekibi olarak yazar Buğra Ayan’ı bir video konferans etkinliğine davet ettik ve kitap hakkında uzun bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşi haberinin linkini şurada bulabilirsiniz. 

Biraz da Buğra Ayan’ın söyleşide bize anlattıkları ile ilgili satır başlarından size bahsetmek istiyorum. Buğra Ayan der ki,

·      Geleceğin meslekleri şu anki mesleklerin bir forma dönüşmüş hali olacak. Yani yoktan var olmayacaklar. Değişecekler.

·      Çocukların ilgili olduğu konulardaki dersler bir üretim ile teşvik edilmeli. Bu bir yazı, video ya da belgesel olabilir.

·      Teknoloji ile üretim yaparken başarılı olduğunu görmesi lazım bir çocuğun. Bir şey üretebildiğini, kendindeki başarı unsurunu gören çocuk ekran başında 12 saat oyun oynamaz.

·      Çocuğa meraklarına yönelik ilgi alanları tavsiye edilmeli. Örneğin, hayvanlar, belgeseller, youtube kanallar gibi.

·      Bir çocuğun internet geçmişi onun raporudur. O rapora bakılarak yönlendirme yapılmalı.

·      Dijitalin getirdiği kimlik sorunları, kısa süreli ünlü olmak gibi bir yük getirir. O yükü kontrol etmek için iletişim becerilerini geliştirmesi gerekir kişinin. Bunu da kitap okuyarak, insanlarla konuşarak yapabilir.

·      Kendi profilini aileye kilitlemek bir gizlilik algısıdır. Çocuklarda bu algı daha fazla. Güvenli internet algısı, kullanımın artmasıyla oluşur. Aile bunu kullanarak öğrenmeli ve çocuğuna model olmalıdır.

Bu satır başlarını aktardıktan sonra, şuna vurgu yapmak istiyorum. Bizler mesleki rehberlik alanında şu ana kadar ilgilerin üç şekilde öğrenildiğini söylemiştik; 1) kişinin kendinden sorarak, 2) başkalarına sorarak, 3) test ve envanterler yardımıyla.  Buğra Ayan ise çocukların ilgileri teknoloji ile öğrenilebilir diyor. Birkaç oyun firmasının kullanıcıların ilgi ve yeteneklerini keşfetmek için ürettiği dijital oyunlar olduğunu biliyorum. Yani bizim ilgi, yetenek ve değerleri öğrenmek için öğrencilere verdiğimiz test ve envanterler çoktan eskimiş bile olabilir. Bizler de uzmanlar olarak bunun farkında olmalı ve çocukları tanımanın yeni yollarından haberdar olmalıyız.

Comments

Popular posts from this blog

Erik Erikson’un Kimlik Kazanma ve Rol Karmaşasının 3 Temel Boyutu ve Mesleki Kimlik

Kimlik ve Mesleki Kimlik Meslek seçiminin olmazsa olmaz koşulu kendini tanımak ve neyi en iyi ve severek yapabileceğini bilmektir. Psikoloji bilimi buna ilgi, yetenek, beceri ve yeterliliklerinin farkında olmak, der. Kimlik denilince genellikle akla karakter ve diğer insanlarla uyum biçimleri gibi temel psikolojik özellikler gelir. Bu temel psikolojik özellikler ise kendimizi cinsiyetimize bağlı olarak nasıl algıladığımızı açıklayan cinsel kimlik ile diğer insanlarla ilişki biçimlerimize göre kimliği konumlandıran toplumsal kimliğe karşılık gelmektedir. Kendini tanıma ve yeterliliklerinin farkında olma becerisi, Erik Erikson’un “İnsanın 8 Evresi” kitabında tanımladığı psikososyal gelişim aşamalarından, Kimlik Kazanma ve Rol Karmaşasına, yani ergenlik dönemine karşılık gelmektedir. Erikson’un açıklamalarında ergenlik dönemi, insanın 8 evresinde özel bir öneme sahiptir. Kimlik karmaşasını uygun şekilde ve doğru zamanda atlatan gençler, yaşamının geri kalan yıllarına daha sağlam bir...

Holland’ın Tipoloji Kuramı ve Meslek Seçimine Yansımaları

Holland’ın Tipoloji Kuramının Ortaya Çıkışı Andrew D. Carson, John Lewis Holland’ın 1958 yılında ortaya attığı tipoloji kuramının, kariyer danışmanlığı uygulamaları, ilgi envanterlerinin gelişimi ve mesleklere ilişkin çok sayıda uygulama sonucunda elde edilen bilginin düzenlenmesi konusunda son derece etkileyici bir teori olduğunu yazmıştır. Holland, tipoloji kuramında bireylerin kişilikleri ile çalışma ortamları arasındaki ilişkiyi araştırmış ve aralarında bir bağ olabileceği sonucuna varmıştır. Geliştirdiği envanter yardımıyla çeşitli ölçümler yapmış ve insanların sahip oldukları kişilik özelliklerine uygun ve kendilerini tatmine edecek iş ortamları arama eğiliminde olduklarını bulmuştur. Holland’ın Tipleri   Holland’ın kişilik tiplerini ve iş çevrelerini analiz etmekte kullandığı envanteri, aynı zamanda insanları ve iç çevrelerini sınıflandırmada kullandığı altı boyuttan oluşmuştur; 1. Gerçekçi 2. Araştırmacı 3. Yaratıcı 4. Sosyal 5. Girişimci 6. Düzenli ya d...

İyi Bir Eğitim, İyi Bir Kariyer Nasıl Elde Edilir?

Kariyer, alınan eğitim ve bu eğitimlere dayanarak yapılan işlerin, atılan adımların, ortaya konan ürünlerin bileşkesidir. İyi bir kariyer ise, iyi bir eğitim ile birlikte ortaya konan işlerin bir araya gelmesiyle ortaya konabilir. Bugün eğitim kavramı, mezun olunan okul isminin ve kaç dil bildiğinizin çok ötesinde bir birikimi ifade ediyor. Eğitim, sadece bir diploma almak için izlenen bir süreç, özgeçmiş formlarına yazılacak bir satır etiket olarak görüldüğünde içi boş kalabilir. İyi bir eğitim, esasında, dünyaya en iyi olduğunuz yanınızı göstermek konusunda size doğru yolu gösteren; hem iş fırsatları konusunda yolunuzu açan, hem de kariyer yolundaki zorlu dönemlerde size mücadele etme ve başa çıkma gücü veren bir süreçtir. Gençler Kısayolu Biliyor İyi bir eğitim, uzmanlık alanınızdaki bir bilgiyi kullanarak ortaya koyduğunuz ürünleri nasıl geliştireceğiniz konusunda ve bulunduğunuz noktadan ileriye gitmek için atmanız gereken adımlar ile ilgili olarak size yol gösterecek, rehbe...